# Her Şeyin Yaratıcısı: Allah Kimdir?

_Basic · Knowing Allah · Yaş 5–99_

Allah her şeyi yoktan yarattı ve her an ayakta tutuyor. O'nun yarattıklarına dikkatle bakıp düşünmek, insanı O'nu tanımaya götürür.

## Öğreneceklerin

- Allah'ın var olan her şeyi yoktan yarattığını ve her an ayakta tuttuğunu açıklar.
- Allah'ın kitabının öğrettiği gibi, O'nun yarattıklarına dikkatle bakıp düşünmenin insanı Allah'ı tanımaya nasıl götürdüğünü açıklar.

Gökyüzüne bak. Bir ağaca bak. Kendi ellerine bak. Bunları hiçbir insan yapmadı! Peki kim yaptı?

**Gökyüzünü bir insan mı yaptı?**

- Hayır, yapmadı.
- Evet, yaptı.

**Cevap:** Hayır, yapmadı.

Parmağının ucuna yakından bak. Oradaki çizgilerin bir benzeri başka hiç kimsede yok. Şimdi küçücük bir tohum düşün. Bir gün evden bile yüksek bir ağaç olur. Hiçbir tohum kendini büyütemez. Hiçbir insan da canlı bir tohum yapamaz. Öyleyse bunlar nereden geliyor?

**Bir tohum kendi kendini ağaca dönüştürebilir mi?**

- Hayır, dönüştüremez.
- Evet, dönüştürebilir.

**Cevap:** Hayır, dönüştüremez.

Çoğu insan er geç şunu sorar: Hiçbir şey olmayabilirdi, peki neden bir şeyler var? Bu soruyu sormak, imanın zayıf olduğunu göstermez. Her şeyin nereden geldiğini derinlemesine düşünmek, Allah'ı tanımanın ilk adımıdır. Bilim, dünyanın nasıl işlediğini açıklar. Bu soru ise dünyanın neden var olduğunu sorar.

**Hiçbir şey olmayabilirdi, peki neden bir şeyler var? Bunu sormak, imanın zayıf olduğunu mu gösterir?**

- Hayır, bu soru Allah'ı tanımanın başlangıcı olabilir.
- Evet, iman böyle sorular sormamak demektir.

**Cevap:** Hayır, bu soru Allah'ı tanımanın başlangıcı olabilir.

İş, dersler ve ekranlar haftaları baştan sona doldurur. Günler geçer ve hiçbir insanın yapmadığı şeyleri fark etmezsin bile: sokakta başının üstündeki gökyüzü, hiç uğraşmadan aldığın nefes. Ama bunlar da en az bir güneş tutulması kadar yaratılmış şeylerdir. Onları hiçbir insan yapmadı ve bir yerden geliyorlar. Peki, geldikleri yer hakkında bize ne söylüyorlar?

**Bir şeyin sana Allah'ı anlatabilmesi için nadir ya da olağanüstü olması gerekir mi?**

- Hayır, gündelik şeyler de nadir olanlar kadar çok şey anlatır.
- Evet, gündelik şeyler fazla tanıdık olduğu için az şey anlatır.

**Cevap:** Hayır, gündelik şeyler de nadir olanlar kadar çok şey anlatır.

Yıllardır sabahların sorumluluklarla dolu. Sonra sessiz bir an gelir: duvara vuran ışık, pencerede bir kuş. Onları hiçbir insan yapmadı ve sen onları belki binlerce kez gördün. Değişen ışık değil, senin ne kadar dikkatle baktığın. Peki, tanıdık şeyler sana hâlâ neler gösterebilir?

**Yıllarca aynı sabahları yaşadıktan sonra, insana dünyayı yeniden fark ettiren büyük ihtimalle ne olur?**

- Hep orada olan şeylere yeni bir gözle bakmak
- Bir yolculuk ya da büyük bir olay yaşamak

**Cevap:** Hep orada olan şeylere yeni bir gözle bakmak

Nice mevsimin dönüşünü izledin. Çıplak dallar her yıl yeniden yeşerdi. Uzun tecrübe dünyayı sıradan gösterebilir. Ama insanı, dünyayı daha iyi okuyan biri de yapabilir. Peki, bütün bunlar nereden geliyor? Onları her an ayakta tutanı bize nasıl tanıtıyor?

**Bir şeyi defalarca görmek, onun insana söylediklerini azaltır mı, yoksa artırır mı?**

- Azaltır: Sık gördüğüm şeyi artık pek görmüyorum.
- Artırır: Bir zamanlar kaçırdığımı artık onda görüyorum.
- Değişir: Bu, ona nasıl baktığıma bağlı.

**Cevap:** Değişir: Bu, ona nasıl baktığıma bağlı.

İnsanlar bir şey yaparken hep başka bir şey kullanır. Fırıncı ekmeği undan yapar. Usta evi tuğladan yapar. Allah böyle değildir. Allah her şeyi yoktan yarattı.

**Fırıncı hiç un olmadan ekmek yapabilir mi?**

- Hayır, fırıncının una ihtiyacı var.
- Evet, hiçbir şey olmadan yapabilir.

**Cevap:** Hayır, fırıncının una ihtiyacı var.

Allah gökyüzünü, denizi, ağaçları ve hayvanları yarattı. Seni de Allah yarattı. Allah dünyayı yoktan yarattı. Allah her şeyin Yaratıcısıdır. Allah birdir, her şeyi O yarattı.

**Allah dünyayı neyden yarattı?**

- Hiç yoktan
- Önceden var olan şeylerden

**Cevap:** Hiç yoktan

Ortada kullanılacak hiçbir şey yoktu. Tuğlanın yapıldığı toprağı bile Allah yarattı.

Bir insan sandalye yapabilir. Ama ancak zaten var olan tahtadan yapabilir. Allah böyle değildir. Allah her şeyi yoktan yarattı: gökyüzünü, okyanusları, bütün hayvanları ve seni.

**Sandalye yapmak için önceden ne olması gerekir?**

- Tahta ya da başka bir malzeme
- Hiçbir şey

**Cevap:** Tahta ya da başka bir malzeme

Bir şeyi yoktan var etmeye yaratmak denir. Bu yüzden Allah'ın isimlerinden biri Hâlık'tır, yani Yaratıcı. Allah birdir ve yoktan yaratan yalnızca O'dur.

**Yaratmak ile yapmak arasındaki fark nedir?**

- Yapmak malzeme ister, yaratmak yoktan başlar.
- Yaratmak, yapmaktan daha çok malzeme ister.
- İkisi arasında aslında hiçbir fark yoktur.

**Cevap:** Yapmak malzeme ister, yaratmak yoktan başlar.

İnsanlar yalnızca var olan şeylere yeni bir şekil verir. Allah ise olmayan bir şeyi var eder.

Ustalar, zaten var olan malzemeleri yeniden düzenler. Allah ise varlıkları hiç yoktan var eder. Zaman ve mekân bile Allah'ın yarattıklarındandır. Bu yüzden O'na Hâlık, yani Yaratıcı denir. Allah birdir ve O'ndan başka yoktan yaratan yoktur.

**Bir marangoz tahtadan masa yapar. Allah'ın yaratması da bunun gibi, yalnızca çok daha büyük ölçekte bir iş midir?**

- Evet, Allah var olana çok daha ustaca şekil verir.
- Hayır, Allah o tahtanın kendisini bile var eder.

**Cevap:** Hayır, Allah o tahtanın kendisini bile var eder.

Allah bir kez yaratıp sonra kenara çekilmez. Her şeyi her an ayakta tutan O'dur. Evrende hiçbir şey kendini yaratmadı. Hiçbir şey de Allah olmadan kendini ayakta tutamaz.

**Evren şu anda neyle ayakta duruyor?**

- Allah'ın onu her an ayakta tutmasıyla
- Kendi yasalarıyla, Allah'a ihtiyaç duymadan
- Hiçbir şeyle, kendiliğinden sürüp gidiyor

**Cevap:** Allah'ın onu her an ayakta tutmasıyla

Allah onu bir an bile ayakta tutmasaydı, geriye hiçbir şey kalmazdı. Yasalar ise yalnızca yaratılmış şeylerin nasıl davrandığını anlatır.

**Allah** — Allah

Her şeyi yaratan Rabbimizin özel adı

Arapça bir isimdir. Her dilden Müslümanlar, her şeyi yaratan Rablerini bu isimle anar ve O'na bu isimle dua eder.

**Hâlık** — al-Khaliq

Yaratıcı

Allah'ın isimlerinden biridir: olmayanı yoktan var eden. İnsanlar ancak var olan şeylerden bir şey yapabilir. Yoktan yaratan yalnızca Allah'tır.

**Hâlık ne demek?**

- Varlıkları yoktan meydana getiren
- Varlıkları yalnızca hazır malzemeden meydana getiren
- Varlıkları bir kez meydana getirip sonra kendi hâllerine bırakan

**Cevap:** Varlıkları yoktan meydana getiren

Hâlık, olmayan bir şeyi var eden demektir. İnsanlar ise ancak var olan bir şeyden yapabilir. Allah yarattıklarını hiçbir an kendi hâline bırakmaz.

**Allah** — Allah

Her şeyi yaratan Rabbimizin özel adı

Arapça bir isimdir. Her dilden Müslümanlar, her şeyi yaratan Rablerini bu isimle anar ve O'na bu isimle dua eder.

**Hâlık** — al-Khaliq

Yaratıcı

Allah'ın isimlerinden biridir: olmayanı yoktan var eden. İnsanlar ancak var olan şeylerden bir şey yapabilir. Yoktan yaratan yalnızca Allah'tır.

**Bir ressama çoğu zaman yaratıcı denir. Peki Hâlık ismi hangi anlamda yalnızca Allah'a aittir?**

- Allah, hiç yoktan şeylere varlık verir.
- Allah, her ressamınkinden daha ince malzemelerle çalışır.
- Allah ilk şeyleri yaptı, gerisini şimdi insanlar yapar.

**Cevap:** Allah, hiç yoktan şeylere varlık verir.

Ressam, zaten var olan boyaları kullanır. Hâlık olan Allah ise hiç olmayanı var eder: Boya da ressam da Allah'ın yarattıklarındandır.

**Her birini yaptığı işle eşleştir.**

- Allah — Her şeyi yoktan yaratır
- Fırıncı — Undan ekmek yapar
- Usta — Tuğladan ev yapar

**Her birini doğru gruba koy.**

- Hiçbir insan yapmadı: Güneş, Okyanus, Kuş
- İnsanlar yaptı: Sandalye, Telefon

**Allah'ın yaratması ne demektir? Hangi cümle bunu doğru anlatıyor?**

- Allah, O'nunla birlikte hep var olmuş bir malzemeye şekil verir.
- Allah, varlıkları hiç yoktan var eder.
- Allah, önceki dünyalardan kalanları yeniden düzenler.

**Cevap:** Allah, varlıkları hiç yoktan var eder.

İnşa etmek hazır bir malzeme ister. Yaratmak ise varlığın kendisini vermektir. Allah'la birlikte ezelden var olan ve O'nun kullanabileceği hiçbir şey yoktu.

Allah dünyayı yaratıp bırakmadı. Allah her gün her şeyi korur. Güneşi, yağmuru ve seni de korur.

**Allah dünyayı ne zaman korur?**

- Her gün, her zaman
- Sadece bir kez, uzun zaman önce
- Sadece insanlar O'ndan isteyince

**Cevap:** Her gün, her zaman

Sen uyurken bile Allah seni korur.

Allah dünyayı bir kez yaratıp bırakmadı. Güneşin parlamasını, kalbinin atmasını Allah her an sürdürür. Bütün dünyayı her an ayakta tutan O'dur.

**Dünya şu anda var, çünkü…**

- Allah onu her an ayakta tutuyor.
- Allah onu bir kez yarattı, artık kendi kendine işliyor.
- Hiçbir şey onu tutmuyor, öylece sürüp gidiyor.

**Cevap:** Allah onu her an ayakta tutuyor.

Hiçbir şey kendi kendini ayakta tutamaz. Güneş de, kalbin de her an Allah'a muhtaçtır.

**Doğru mu, yanlış mı?**

- Ağaçları Allah yarattı. — Doğru
- Güneşi insanlar yaptı. — Yanlış
- Allah dünyayı her gün korur. — Doğru

**Doğru mu, yanlış mı?**

- Allah her şeyi yoktan yarattı. — Doğru
- İnsanlar çok çalışırsa yoktan bir şey yapabilir. — Yanlış
- Allah dünyayı yarattıktan sonra dünya kendi kendine sürüp gidebilir. — Yanlış

> ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَىْءٍ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ وَكِيلٌ
>
> Allah her şeyin yaratanıdır. O her şeye Vekil'dir
>
> — Az-Zumar · 62 · Diyanet İşleri (Tanzil)

**Allah neyi yarattı?**

- Her şeyi
- Sadece büyük şeyleri
- Sadece canlıları

**Cevap:** Her şeyi

Bu sözler, Allah'ın her şeyi yarattığını anlatır. Her şeyi koruyan da O'dur.

> ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَىْءٍ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ وَكِيلٌ
>
> Allah her şeyin yaratanıdır. O her şeye Vekil'dir
>
> — Az-Zumar · 62 · Diyanet İşleri (Tanzil)

**Bu sözlere göre Allah neyin Yaratıcısıdır?**

- Her şeyin
- Çoğu şeyin
- Birkaç şeyin

**Cevap:** Her şeyin

Bu sözler, Allah'ın her şeyi yarattığını ve her şeyi gözettiğini söyler. Gözetmek burada, her şeyle ilgilenmek ve her şeyin işini yürütmek demektir.

> ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَىْءٍ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ وَكِيلٌ
>
> Allah her şeyin yaratanıdır. O her şeye Vekil'dir
>
> — Az-Zumar · 62 · Diyanet İşleri (Tanzil)

**Bu sözler, Allah'ın her şeyin yaratanı olduğunu söylüyor. Allah'ın her şeye Vekil olduğunu söyleyen ikinci kısım buna ne ekliyor?**

- Allah, yarattığı bütün varlıkları şimdi de gözetiyor.
- Allah, yalnızca insanlara gereken şeyleri gözetiyor.
- Allah, varlıkları yalnızca yaratırken gözetti.

**Cevap:** Allah, yarattığı bütün varlıkları şimdi de gözetiyor.

Her şeye Vekil olmak, her şeyin işini görmeyi ve onu gözetmeyi sürdürmek demektir. Allah'ın gözetimi yaratmakla sona ermedi ve Allah'ın yarattığı hiçbir şey kendi hâline bırakılmaz.

İmam Ali aleyhisselam İslam'ın büyük öğretmenlerinden biriydi. İnsanlara küçücük karıncaya bakmalarını söyledi. Onu bu kadar güzel kim yaptı? Allah'ın kitabı da bizi bakıp düşünmeye çağırır.

_Nehcü'l-Belâga, 185. hutbe, karınca hakkındaki bölüm._

**Küçücük bir karıncaya yakından bakınca neyi anlayabilirsin?**

- Allah'ın onu büyük bir özenle yarattığını
- Allah'ın sadece büyük şeyleri yarattığını
- Karıncanın kendini bu kadar akıllı yaptığını

**Cevap:** Allah'ın onu büyük bir özenle yarattığını

En küçük şeyin bile, onu özenle yaratan bir Yaratıcısı vardır.

İslam'ın büyük öğretmenlerinden İmam Ali aleyhisselam şöyle dedi: “Allah'ın yarattığı küçük şeylere bakmaz mısınız: onları nasıl sağlam yaratmış, yapılarını nasıl kusursuz kurmuş, onlara işitmeyi ve görmeyi nasıl açmış, kemiklerini ve derilerini nasıl düzgünce şekillendirmiş!” Allah'ın kitabı da bizi bakıp düşünmeye çağırır.

_Nehcü'l-Belâga, 185. hutbe._

**İmam Ali aleyhisselam, küçük canlılarda neye dikkat etmemizi istiyor?**

- Ne kadar özenle yaratıldıklarına
- Büyük hayvanların onlardan ne kadar güçlü olduğuna
- Kendi kendilerine nasıl ortaya çıktıklarına

**Cevap:** Ne kadar özenle yaratıldıklarına

Bu kadar özen kendiliğinden oluşmaz. Bu özen, onları Yaratan'ı gösterir.

Allah'ın kitabı insanlara tekrar tekrar gökyüzünü, yeryüzünü, yağmuru ve canlıları gösterir. Sonra onları düşünmeye çağırır. Kimsenin düşünmeden inanmasını istemez. İnsanlar, Allah'ın yarattıklarına bakıp akıl yürüterek O'nu tanır.

**Allah'ın kitabı neden sürekli gökyüzünü, yeryüzünü ve canlıları gösterir?**

- İnsanlar onları düşünüp Yaratanlarını tanısınlar diye
- İnsanlar onlara hayran kalsın, nereden geldiklerini sormasın diye
- İnsanlar gökte ve yerde Allah'ın kendisini görsünler diye

**Cevap:** İnsanlar onları düşünüp Yaratanlarını tanısınlar diye

Doğa bir işarettir, varılacak yer değil. İşaret de okunmak için konur.

İslam'ın büyük öğretmenlerinden İmam Rıza aleyhisselam bir gün şu soruyla karşılaştı: Dünyanın sonradan var olduğunun delili nedir? İmam şu cevabı verdi: “Sen yoktun, sonra var oldun. Kendini var edenin sen olmadığını da, seni var edenin senin gibi biri olmadığını da biliyorsun.”

_Uyûnu Ahbâri'r-Rızâ, 1. cilt, 11. bab, 32. hadis. Şeyh Sadûk'un et-Tevhîd kitabında da 42. bab, 3. hadis olarak geçer._

**İmamın akıl yürütmesini adım adım takip et: Kendini sen yapmadın, senin gibi biri de seni yapmadı. Bundan ne çıkar?**

- Seni, senin gibi olmayan bir Yaratıcı var etti.
- Seni senin gibi, ama çok daha büyük ve eski bir şey yaptı.
- Yoktan kendiliğinden geldin, seni var eden hiçbir şey olmadı.

**Cevap:** Seni, senin gibi olmayan bir Yaratıcı var etti.

Sonradan başlayan her şey bir kaynağa muhtaçtır. O kaynak da sonradan başlamış bir şey daha olamaz.

**Doğru mu, yanlış mı?**

- Allah'ı yarattıkları aracılığıyla ancak bilim eğitimi almış insanlar tanıyabilir. — Yanlış
- Allah'ın yarattıklarına dikkatle bakmak ve üzerine düşünmek, insanı O'nu tanımaya götürebilir. — Doğru
- Bilim bir şeyin nasıl işlediğini açıkladığında, o şey artık Allah'ı göstermez. — Yanlış
- Tohum kadar küçük bir şey bile insanı Yaratanını düşünmeye götürebilir. — Doğru

**Güneşi kim yaptı, lambayı kim yaptı?**

- Güneşi Allah yarattı, lambayı insanlar yaptı.
- Güneşi de lambayı da insanlar yaptı.
- Güneş de lamba da kendi kendini yaptı.

**Cevap:** Güneşi Allah yarattı, lambayı insanlar yaptı.

İnsanlar lambayı camdan ve metalden yapar. Hiçbir insan güneşi yapamaz. Güneşi Allah yarattı.

**Diyelim ki sahilde kumdan bir kale yapıyorsun. Senin yaptığın şey, Allah'ın yaratmasından nasıl farklı?**

- Ben zaten var olan kuma şekil verdim. Allah ise dünyayı yoktan yarattı.
- Ben küçük bir şey yaptım. Allah da aynısını yapar, sadece daha büyüğünü.
- Ben kum kullandım. Allah da dünyayı başlangıçta zaten var olan şeylerden yaptı.

**Cevap:** Ben zaten var olan kuma şekil verdim. Allah ise dünyayı yoktan yarattı.

Bir şey yapmak, var olana şekil vermektir. Allah ise dünyayı yoktan yarattı. Kumu da, denizi de O yarattı.

**Biyoloji dersinde bir tohumun adım adım nasıl ağaca dönüştüğünü öğreniyorsun. Aklına şu geliyor: Bilim bunu açıklıyorsa, Allah bunun neresinde? Doğru cevap hangisi?**

- Bilim tohumun nasıl büyüdüğünü gösterir, onu var eden ve ayakta tutan Allah'tır.
- Allah, yalnızca bilimin henüz açıklayamadığı yerlerde devreye girer.
- Allah tohumu çok önce büyütmeye başladı, artık o kendi kendine devam ediyor.
- Bilim ve iman aynı soruyu cevaplar, bu yüzden biri yanlış olmalı.

**Cevap:** Bilim tohumun nasıl büyüdüğünü gösterir, onu var eden ve ayakta tutan Allah'tır.

Bilim nasıl sorusunu cevaplar, iman ise neden var sorusunu. İman, bilimin henüz açıklayamadığı boşluklara sığınmaz.

**Hangi ifadeler Allah'ın Yaratıcı olmasına uygun? Uygun olanların hepsini seç.**

- Allah zaman ve mekân dahil her şeyi yarattı.
- Allah sadece önceden var olan malzemeye yeniden şekil verdi.
- Her şey, her an yalnızca Allah onu ayakta tuttuğu için vardır.
- Dünya bir kez yaratıldıktan sonra Allah'a ihtiyaç duymadan işler.
- Evrende hiçbir şey kendini yaratmadı.

**Cevap:** Allah zaman ve mekân dahil her şeyi yarattı. / Her şey, her an yalnızca Allah onu ayakta tuttuğu için vardır. / Evrende hiçbir şey kendini yaratmadı.

Yaratmak, malzemeyi değiştirmek değil, varlığı vermektir. Bu varlık bir kerelik de değildir, her an Allah'tan gelir. Kendini yaratan hiçbir şey yoktur.

**Boşlukları doldur.**

Ustalar, ___ şeyleri yeniden düzenler. ___ olan ise yalnızca Allah'tır. O, varlıkları ___ var eder ve onları ___ ayakta tutar.

- önceden var olan
- Yaratıcı
- yoktan
- her an
- Usta
- metalden
- hiç var olmamış
- yalnızca başta

**Yağmurdan sonra gökkuşağı görüyorsun ve durup bakıyorsun. Gökkuşağı sana neyi anlatabilir?**

- Onu Allah'ın yarattığını ve Allah'ın büyük olduğunu
- Allah'ın onu bir kez yapıp sonra kendi hâline bıraktığını
- Gökkuşağının kendi kendini bu kadar güzel yaptığını

**Cevap:** Onu Allah'ın yarattığını ve Allah'ın büyük olduğunu

Hiçbir insan gökkuşağını boyamaz. Gökkuşağı kendini de yapmaz. Ona bakmak, onu Yaratan'ı tanımamıza yardım eder.

**Eve dönerken gökyüzü turuncuya ve pembeye boyanıyor. Durup bakıyorsun. Hangi düşünce doğru?**

- Bu güzellik beni, onu yaratan Allah'a götürüyor.
- İlk gün batımını Allah yaptı, artık gökyüzü bunu kendi kendine yapıyor.
- Bu sadece batan güneş, düşünecek bir şey yok.

**Cevap:** Bu güzellik beni, onu yaratan Allah'a götürüyor.

Her akşam gördüğün gün batımı da üzerine düşünmeye değer. Allah onu her akşam yeniden var eder.

**İnsan gözünün öğle güneşinin parlak ışığından yıldızların sönük ışığına kadar uyum sağladığını okuyorsun. Hangi sonuç doğru?**

- Böylesine özenli bir yapı, onu yapan birinin varlığına işaret eder.
- Doğanın düzenli olduğunu gösterir, düzenin kaynağı sorulmaya değmez.
- Bilim bunu henüz tam açıklayamadığı için Allah'a işaret eder.
- Allah gözü bir kez tasarladı, göz artık O'nsuz çalışıyor.

**Cevap:** Böylesine özenli bir yapı, onu yapan birinin varlığına işaret eder.

Bilim gözün nasıl çalıştığını anlatır. Gözün var olması ve çalışmaya devam etmesi ise onu Yaratan'a işaret eder.

**Yıllardır geçtiğin bir yolda, önünden defalarca geçtiğin ağaç çiçek açmış. Bir an durup ona bakıyorsun. Bunun gibi sıradan şeyler hakkında hangi düşünce doğru?**

- Durup onları düşünmek, Allah'ı daha iyi tanımamı sağlayabilir.
- Allah hakkında ancak olağanüstü şeyler bir şey anlatabilir.
- Sıradan şeyler, Allah'ı bana ancak duygulandığım günlerde hatırlatır.
- Allah onları bir kez yarattı, gündelik hayat artık kendiliğinden işliyor.

**Cevap:** Durup onları düşünmek, Allah'ı daha iyi tanımamı sağlayabilir.

Sıradan olan şeyleri de Allah yarattı ve her an ayakta tutuyor. Bu yüzden onlar her zaman okunmayı bekler.

**Uzun bir ömürde baharın pek çok kez geri geldiğini gördün. Bu yıl çiçekler bir kez daha açtı. Onlara en doğru şekilde nasıl bakılır?**

- Uzun tecrübemle daha iyi okuyabildiğim, Yaratanlarının işaretleri olarak
- Öğretecek bir şeyi kalmamış, hep aynı döngü olarak
- Güzel ama nereden geldiklerine dair bir şey söylemeyen şeyler olarak
- Allah'ın çok önce yaptığı, artık O'nsuz süren bir eser olarak

**Cevap:** Uzun tecrübemle daha iyi okuyabildiğim, Yaratanlarının işaretleri olarak

Her bahar yeniden yaratılır ve ayakta tutulur. Uzun bir ömür, bu işaretlerden daha fazlasını görmüş olmak demektir.

**Etrafına bir kez daha bak. Sevdiğin bir şey seç. Onu kim yarattı, bir düşün. Sonra Allah'a şükret ve Elhamdülillah de.**

**Doğada, görünce durup uzun uzun baktığın bir şey düşün. O şey, onu yaratan hakkında sana ne anlatıyor? Bugün onun için Allah'a şükret.**

**Bu hafta seni Allah'ı düşünmeye yönelten bir şeyi yaz ve onun için Allah'a şükret. Sonra Allah hakkında hâlâ aklını kurcalayan bir soruyu da dürüstçe yaz. Dürüst sorular, iman üzerine düşünmenin ilk adımıdır.**

**Haftanın neresinde bir dakika durabilirsin? Hiçbir insanın yapmadığı bir şeye bak, sana ne anlattığını düşün ve onu Yaratan'a şükret. O anı şimdiden seç.**

**Yıllardır gördüğün ama seni hâlâ düşündüren bir şey var mı? O şey, Yaratanı hakkında ne söylüyor? Bugün onun için Allah'a kendi sözlerinle nasıl şükredersin?**

**Uzun ömrün boyunca yaratılıştaki hangi işaretleri okumayı öğrendin? Daha genç birinin de fark etmesini istediğin bir tanesini seç. Yapabilirsen bu hafta onu birine anlat ve anlatırken Allah'a şükret.**
https://hoda.buzz/lessons/tr/ka-l1

Bu dersi Hoda'da çalış: https://hoda.buzz/learn/ka-l1
